AMAÇ, FİKİRDİR


“Zafer bir amaç değildir. Zafer ancak kendisinden daha büyük olan bir amacı elde etmek için gereken en belli başlı araçtır. Amaç, fikirdir. Zafer, bir fikrin elde edilmesine hizmeti oranında değer ifade eder.”
Böyle der Mustafa Kemal.
Kurtuluş Savaşı bir zaferdir; Cumhuriyet Devrimi bir fikirdir.
Buradan başlar yol. Devrimcinin adımları böylece çoğalır gider.
Bir fikre hizmet eden zaferlerle, her gün daha güçlü daha kararlı yürünecektir.
“Mustafa Kemal, bütün savaşları, atılımları, devrimleri bir ‘fikir’ uğruna yaptı” der Oktay Akbal.
Cumhuriyet kurucusu, fikri gençliğe emanet etmiştir; emanet, gençliğin omuzlarındadır.
Devrim, gençliğe bağımsızlığını verir, aklını özgürce kullanma şansını, insanca yaşamayı, yurttaşça dayanışmayı, birlikte hak aramayı, güzel günleri düşleyebilmeyi, yarını kurmaya cüret edebilmeyi…
Cumhuriyet, sadece alsın kullansın diye vermemiştir bu hakları gençliğe; korusun, kollasın, daha da güçlendirsin, geliştirsin, yarına taşısın istemiştir.
Emanete sahip çıksın…
Devrim ancak böylece ayakta kalır, böylece yol alır.
Bir bayrak yarışıdır bu; başlangıcı Kurtuluş Savaşı’nın barut kokan günleri; bitişi fikrin sahipsiz-savunmasız bırakılışıdır; biline.
Fikir; özgürlüktür, bağımsızlıktır, aydınlanmadır; laikliktir, halkçılıktır, devrimciliktir; bu ülkenin yurttaşını her gün bir öncekinden daha mutlu, daha iyi yaşatabilmektir. Kim ki onun hakkına, hukukuna göz diker, ona izin vermemektir.
Fikir, safını en başından halkın yanında bilip, mücadele etmektir.
Zordur bu fikri savunmak, kim kolay demiştir ki?
Ankara Halkevi’nde gençlerle bir araya geldiği bir toplantıda, “Yorulmadan O’nu takip edeceklerini” söyler günün gençleri.
Mustafa Kemal hemen düzeltir, yorulmamak değildir mesele, çok daha zordur:
“Yorulmadan ne demek? Yorulmamak olur mu? Elbette yorulacaksınız. Benim sizden istediğim şey yorulmamak değil, yorulduğunuz zaman bile durmadan yürümek, yorulduğunuz dakikada da dinlenmeden beni takip etmektir. Yorgunluk her insan için doğal bir durumdur. Fakat insanda yorgunluğu yenebilecek manevî bir kuvvet vardır ki, işte bu kuvvet yorulanları dinlendirmeden yürütür.”
Mustafa Kemal’in bahsettiği o kuvvet, fikirdir.
Fikir; yeni zaferlerle yüceltilmeği bekler.
Hem bugün hepimizi esir almış bu karanlığa karşı tek panzehirdir.
Hatırlamak ve bunun sorumluluğuyla silkinip, ayağa kalkmak zorundayız.
Bu ülkeyi ortaçağ artığı bir kültüre ve azgın bir kapitalizme terk edemeyiz.
Yorulsak da yürümenin vaktidir.
Cumhuriyet kurucusunun, Türk gencine en büyük ödevi; Türk gencinin, halkına en büyük sorumluluğudur bu…

Cumhuriyet

Yorumlar

KİTAPLAR

Çok Okunanlar